son dakika

YORGUN BEDENLER

18 Ocak 2013 | İsmail Köylü

İnsanoğlu her geçen yıllar sonrası hayata karşı savaşta daha bir isteksiz daha bir yorgun olarak çalışma yerlerine gitmekteler, nüfus yoğunluğu ve trafiğin hızla arttığı bir dünyada nerede olursan ol hep ayni çile çekilip durulmakta ve insanoğlu  bu stresli tempo içinde çalışmaktan bedenler ve gönüller yorgun olarak işine ve evine bin bir zorluklarla dönebilmektedir.
Öyle ki her geçen yıllar ardından o geçen eski yıllar aranıp durulmaktadır. Hatta ne o eski bayramlardan, ne de o eski sevdalar ve  aşklardan, eski dostlukları artık görememekteyiz. Çünkü insanlar her tür yaşam zorlukları karşısında adeta yaşamaktan bezmiş, baş döndürücü icatlarla imal edilen o ölümcül hayat makineleri arasında dikkat etmek ve kendini korumaktan yorgun düşüp bir türlü aradığı huzuru bir türlü bulamamaktadır ve bulamadığı içinde bedenler yorgun, ruhlar yorgun yaşanıp durulmaktadır… Öyle ki sabahları işe giderken bile içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar varsa aile için sorunlar yüzünden bile iş yerlerine gidiş ve gelişlerinde çektiği çilelerden “maddi manevi yorgunluklar içinde kalmaktan ve birde aradığı sevgi ve saygıyı bulamamaktan gönül yorgunluğu içinde bezgin olarak yatıp bezgin olarak kalkmak dahi istememektedir. İşte bu zaman tünelinde böylesine bir döngü içinde yaşamaya çalışıp duruyoruz. Bütün bu stresli ve kaygılar içinde ki bir yaşamın zamanla insan bünyesinde yarattığı tahribatı sonradan görmeye başladığında ise iş işten geçmiş oluyor…İşte günümüz dünyası yaşam biçimi böylesine karmaşık bir hal almış durumdadır. Bu yaşam şekline ayak uyduranlar her zorlukları sineye çekerek huzur ve mutluluğu kendi içinde yaratarak daha pozitif bir hayat sürdürebilmeye çalışmaktadırlar.Ancak mutluluğa giden yollardan biride gerçekleri görebilmek ve o gerçeklere göre yaşamaya ayak uydurabilmekten geçmektedir.
Çünkü sen bu dünya yaşamının değiştiremeyeceğine göre onun dönüşüne ayak uydurmak zorundasın ki işte ancak o zaman o yorgunluktan bir parça kurtulabilesin..Öylesine bir zamana geldik ki bütün o güzellikler geçmiş yıllarda kalmıştır artık, çünkü her yeri makam ve mevki tanımaksızın bir yolsuzluk, ve SAHTECİLİK sarmış, ne kadar önlem aylınsa da yine de bu hastalık kanser gibi artık tüm ülkeleri sarmıştır bir kez..
Hele ondan kurtulmanın zor olduğu bu devirde ondan kurtulunulduğunda ancak o eski zinde bedenlerin,  o güzelliklerin ve canlılıkların bulunacağıdır….
Sevgi ve saygılarımla.

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar