son dakika

SEÇMECE…

26 Aralık 2014 | Bülent Pınarbaşı

Pazarın açılmasına az kaldı ya, tüccarlar dökülmeye başladı yavaş yavaş ortalığa…

Hepsinde bir şirinlik, bir şirinlik ki görmeyin gitsin…

En masum, en güleryüzlü halleriyle arz-ı endam ederken bile, yaptıkları ve söyledikleri her şey “seçmenim sana söylüyorum, genel merkezim sen anla” babında…

***

Yatırım olsun diye köşede tutulan yazlıklar satışa konuldu, vadelide bekletilen hesap bozduruldu, likid fonlar ve hisse senetlerinin nakde çevrilmesi için talimat verildi…

E kolay değil… Aday adayı olarak adını duyurabilmek için bile küçük bir servet harcamak gerekiyor çünkü.

Bu işin ‘fıtratı’ böyle…

Paran yoksa, bırak milletvekili adayı olmayı, siyasetin kıyısından geçmene izin vermezler.

Paran varsa, biraz da nazlanıyor gibi yap, bak peşine kaç kişi takılacak o paradan pay kapmak için, aday yapabilmek için…

Ne kadar ekmek, o kadar köfte…

***

İstediğin kadar bilgin, becerin, tecrüben olsun, hava cıva…

Ankara’da oturan zatın iki dudağının arasındadır ferman. O’nu etkileyemediysen, allame-i cihan olsan faydasız.

Partin çok demokratikse tek adam yerine iki üç kişilik bir ekibin elindedir kaderin.

Bu nedenle; seçim bölgene bir akıtıyorsan, seçici (!) kurula on yağdırman gerek…

***

Herkes kanıksamıştır bu durumu işin garibi…

Hiçbir aday çıkıp da “arkadaş bu kadar masraf yapıyoruz, seçilip seçilmeyeceğimizi bilmiyoruz, seçilsek alacağımız bütün maaşı tek seferde verseniz harcadığımızı karşılamıyor, bu nasıl iştir” demez kesin liste açıklanana kadar.

Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra akıllar başa gelir, istifalar, transferler, atıp tutmalar, delikanlı nutuklar kaplar çarşaf çarşaf gazete sayfalarını.

Vatandaş da sormaz “yahu bu adamlar bu kadar parayı üç kuruş milletvekili maaşı için mi sokağa atıyorlar, vatan millet aşkı için mi? Kaşıkla dağıttıklarını kimin cebinden, hangi kepçeyle geri toplayacaklar?”

Bilir vatandaş, seçimler geçene kadardır beyliği. Üç günlük beyliğin keyfini sürmeye çalışır.

Artık makarna mı olur, kömür mü?..

Oğluna iş mi olur, tapudaki çetrefilli işi mi?..

Yaptırdı yaptırdı, yaptıramadı bir sonraki sandığa kadar kimse derdiyle ilgilenmeyecek, bilir…

***

Sahte demokrasi havarilerini de bu dönemde tanırsınız…

Demokrasinin ilerisi de gerisi de ağanın izin verdiği kadardır.

Genel Merkez’in sözü üstüne söz olur mu?..

Sıkıysa söyle, itiraz et, eleştiri getir.

Bak nasıl ihraç, kınama, uyarı geliyor arka arkaya…

***

Keyfini çıkarın demokratik seçme ve seçilme hakkınızın…

Bu sistemde daha farklı bir şey umacak kadar iyimser olamazsınız.

Size sunulanı seçersiniz, size bahşedilirse seçilirsiniz!..

Bülent Pınarbaşı

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar