Bende 1950ler den sonra ki yaşanmış ve yaşanmakta olan, dünyamızın ve hayatın en önemli değişen yönlerini köşeme taşıyayım istedim.Bundan tam 60 yıl öncesi henüz çocukken rahmetli anne annem, bana zaman zaman bugünün yani 2000 yıllarının dünyasının ne hale geleceğini anlatırken, o gün için inanılması zor olan icatların olacağını özetle şöyle söyler dururdu. İlk önce birisi bir yerde konuşurken bizlerin onun sesini duyacağımızı, hatta camdan bile onu görebileceğimiziyine insanlar tek bir evde oturacaklar herkes ayni kapıdan girip çıkacak dediğinde, bende kızarak olur mu? anne anne ben katiyen öyle bir evde oturmam demiştim.çünkü o zamanlar herkesin kendine ait bir evi vardı, öyle yaşanıp gidiliyordu… 1950ler den sonra başlayan hızla başlayan değişim rüzgarları ve icatlarla söyledikleri bir bir gerçeğe dönüştü. Ancak bu değişimlerin sonucunda dünyamızın bugünkü küresel boyutlarda ki sıkıntıları olacağını da söylerdi, yani huzurun kalmayacağını… Öyle de oldu, çünkü 1950ler den sonra ki sanayileşmenin ve teknolojik gelişmeler sonucu, bir çok yaşam kolaylıklarının icat olmaya başlaması ile bilhassa Elektronik ve her tür sanayi devrimleri sonucunda, bu günün daha rahat ve konforlu yaşanabilir dünyasına gelmiş olduk ama sıkıntıları da beraberinde tabii. Ama ya kaybettiklerimiz…1950ler dünyasında ki yaşam ile şimdilerde ki dünyamızın yaşam farkı arasında çok büyük farklılıklar olduğunu o zamanın kuşakları daha iyi bilirler elbette…Öncelikle her an Atmosfere salınan karbon ve diğer gazların salınması ile meydana gelen ekolojik kirlenme sonucu dünya iklimleri ürkütücü boyutlara gelmiş dünyamızın eko sistemlerini bir hayli değiştirmiştir.Birde bütün dünyada her yıl giderek artan oranda imal edilip piyasaya salıverilen Araçların trafikte çıkardıkları gazların da atmosfere gitmesi hem insanlara hem de Atmosfere verdiği zararları ancak bilim adamları bilmektedir…Ya denizlerimizin acıklı hali; her tür atıklarla gederek korkunç boyutlarda kirlenen denizlerimiz can çekişmekte olduğu, başta balık nesillerini tehdit eder duruma getirmiştir. Ayrıca Su kaynakları kurumaya veya azalmaya ve hatta gittikçe kirlenmeye yüz tutmuştur. Toprak dersek oda son derece verimsizliğe başlamış suni gübrelerle yaşatılmaya çalışılmaktadır.Asıl büyük tehlike ise yerkürede yaşayan binlerce çeşit canlı hayvan türleri, gerek bilinçsiz avlanmalar, gerekse yaşam alanlarının “insanlar yüzünden gasp edilmesiyle” bir çok türün nesilleri kaybolup gitmektedir.2000ler den sonra ise dünyamızın böylesine hızlı artan nüfus ve bilgi çağının getirdiği ve getireceği sıkıntılarla, gelecekte nasıl bir dünya da yaşanacağını cahiller bile tahmin edebiliyor artık…İşine gelmeyenler hariç….Biz insanoğlunun 2000ler de zenginliği ve konforu kazanırken kaybettiğimiz en önemli şeyler ise “ Ne yazık ki, başta AİLE BAĞLARINI, SAĞLIK, SEVGİ ve AŞK dünyalarımızdır”… Ya ileriki elli yıllar sonrası ise , düşünemiyorum bile. Sevgi ve saygılarımla.
Yorumlar