Bazı insanlar içinde bulundukları sorunlarını sevgi ile yaklaşarak diyalog yoluyla değil de, görünüşte en kolay yol olarak şiddete başvurarak halletmeyi yeğlerler. Oysa sorunları şiddet yoluyla halletmeye kalkmak, arada ki anlaşmazlıkların çözümlenmesini daha da çok zor durumlara ve çıkmazlara sokulan bir yol ve seçenek olduğudur. İnsanlar arası ilişkileri son derece kötü bir şekilde bozan bu şiddete başvurma olayları, insanlık tarihi kadar eskidir. Çünkü insanoğlu da yaradılışından itibaren, diğer vahşi doğadaki yaşayan canlılar gibi elde etmek istediğini en kolay bir yol olan güç gösterisi şekli olan zorla elde etmek istemiştir. Çünkü bu kabalığın insanoğlu olarak ruhunun derinliklerinde gizli olarak her zaman için var olduğudur. İşte bu durumu ortadan kaldırmak için Yaratanımızca yeryüzünde ki tüm canlılar aleminde yaşayan canlılara, “ yaşamın her zaman için süt liman gitmeyeceği gerçeği ile” aralarında ki her tür anlaşmazlıkları halletsinler diye, tüm canlılara birde SEVGİ duygularını bahşetmiştir. Ancak tüm canlılar aleminde yaşayan canlılar olarak yine de çok kolay bir yol olduğu için, güçlü olan gücünün verdiği avantajla, elde etmek istediğini en acımasız ve bir o kadar da kaba olan o yolu seçmeyi yeğlemektedir. Peki istediği o yolla elde edebilir mi? evet bazen edebilir ancak kayıpları ise kazancından çok daha fazla olmaktadır. İnsanlık aleminde şiddet yoluyla elde edilmek istenen her tür olaylarda o olayları yaratanlara en başta aile içinde ve bulundukları çevrede iyi gözlerle bakılmadığı, o gibi kişilerin yaşamlarının her zaman için mutsuz geçtiği, çevresindekiler ve hatta kendi sevdikleri tarafından bile sevilmediği bir konumda yaşamak durumda kalacaklarıdır. Çevresi tarafından dışlanmış böylesi yaşamında, bir insan için gerçektende ölümden beter bir durum olduğudur. Bir insan olarak bizleri şiddete başvurmayı harekete geçiren duygumuz benliğimizde var olan kin ve öfkemizdir. işte pek çoğumuz bu kin ve öfkelerimize hakim olamamakta elde etmek istediğini şiddete başvurarak elde etmek istemememizdir. Ancak sonradan bin pişman olunsa da artık olanlar olmuştur. Hani bu hususta çok güzel bir Atasözümüz var ya “ keskin sirke küpüne zarar verir” diye, işte bu söz bile böylesi olaylar için söylenen ne kadar doğru veciz bir söz değil mi? Aslında bir insan olarak yapılan her şiddet olayı sonunda yaptıklarından bin pişmanlığın ve özründe bazen hiçbir işe yaramadığıdır. Çünkü çok kırılgan olan o sevgi dünyamız ve kalbimiz, her zaman için güzelliklerle beslenmek isteyen o duygular dünyamızda, yapılan o şiddet olaylarını “yasalardan önce “kalplerimiz kolay kolay affedememektedir. Yaşamın yalnız yeme içme olmadığı, ayni zamanda Sevgi ile yaşamak isteyen bir insanın en sevdiğinden bile şiddet gördüğünde asla o kişi ile bir arada yaşamayı isteyemez doğrusu…Acımasızca şiddet görme durumlarında, kırılan kişinin yalnız kafası değil, tamir edilemeyecek olan tüm duyguları, kalbi ve onurudur da. Ancak geçmişten geleceğe yaşanmakta olan yaşam biçimininde , doğada ki tüm canlılar aleminde de böyle yaşanıp gittiğidir, biz insanoğlu olarak yaşamdaki asıl gayemizin, hayatın tüm güzelliklerini birbirimize sağlayarak, sevgi içinde yaşayıp gidebilmektir ve bütün dinlerin de insanlık alemine bunun için indirilmiş olduğudur… Sevgi ve saygılar.
Yorumlar