Hiçbir insan şiddet ve dayağa dayalı bir yaşam yaşamak istemez ve böylesine kaba bir davranışa da ömür boyu katlanamaz. Tabiatta ki tüm canlılar alemi hep sevgiden yana bir yaşam sürdürmek isterler, canlılar tüm yaşamları süresince bazen birbirleriyle tartışıp kavgalar etseler de sonuçta yine de barış ve birlik ve beraberlik içinde bir yaşam sürdürüp giderler. Çünkü her gün şiddetin olduğu bir yerde hiç bin zaman için huzur olamayacağını bilirler… Yüce Yaratanımız yeryüzünde yarattığı canlılar aleminde, en küçük yaratıktan en büyüğüne kadar hiçbir canlının mutsuz bir yaşam sürmesini istememiştir. Ancak gerek insanoğlu gerekse diğer et obur olan diğer canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için sonradan “av hayvanları sayılan canlıları ve balıkları avlayarak yaşamlarını sürdürebilmişlerdir. İnsanlık tarihi kadar eski olan bu yaşam şeklinin hala da ayni şekilde devam edip gittiğidir. Sonradan kurulan aile düzeni içinde bir yaşama geçilince, kadın erkek eşitliği düzeniyle bir yaşamın daha mutlu ve huzurlu olduğu anlaşılarak, evliliklerle bu aile birliği ile kadının da erkeğinin himayesi altına alınması sağlanmıştır. Ancak zamanla birlikte bir yaşamın ne kadar zor olduğu bilinse de bu zorluklara katlandığı takdirde ancak mutluğun ve huzurun sağlanabileceği anlaşılmıştır. Gel gör ki “ekseriya ekonomik sebeplerden “ bu zorluklara katlanamayan erkekler çok zaman mantık dışı stresleri yüzünden” aralarında en küçük bir hata aramaya ve evde hır çıkarmaya ve çok zaman da suçu kadınında bulup, çıkan tartışmalar sonunda yükselen tansiyon nedeni ile öfkesini kadından alarak o sevdiği kadınına şiddet uygulamaya, gerektiğinde dayak denilen kaba güç gösterisine başlarlar. Bu durumun ne yazık ki ta boşanıncaya kadar sürüp gittiğidir. Oysa “ekseriya kadına” şiddet ve dayak olayı birlik ve beraberliğe vurulmuş bir hançerden farksız olduğudur ve bu durumda olan bir insanda da, ne huzur, ne mutluluk ne de yaşama sevincinin kalmış olacağıdır… Her zaman şiirler ve şarkılarla yücelttiğimiz kadınlarımıza şiddet uygulandığında o şiirlerin ve şarkıların böylesi durumlarda ne anlamı olabilir ki… Sevgi ve saygılarımla.
Yorumlar