son dakika

NÜKLEER SANTRALLARİN YAŞAMA ETKİLERİ

13 Mart 2013 | İsmail Köylü

Bu günlerde gerek Avrupa’da ve gerekse de Ülkemizde başlayan Nükleer santraller karşıtı yürüyüş ve toplantılar hem dünyamız, hem de insanlığın geleceği açısından bir uyarıcı niteliği açısından son derece önem arz etmektedir.İşin gerçeğinde ise tüm nükleer santraller son derece tehlikeli radyasyon ihtiva eden işlenmiş Uranyum ile çalışan reaktörlerdir. Yine her ne kadar güvenli dense de, Elektrik enerjisi üretmeye yönelik bu tür Nükleer santraller, gerek depremler gerek zamanla eskimeleri sonucu Reaktörlerinde patlamalara ve sızıntılara sebep verdiği, dolayısı ile de dünyamız atmosferine ve çevresinde geniş bir alanı kapsayan bölgede ki yaşayan insanların ani ölümlerine ve KANSERE yakalandıklarını, hem Rusya’da ki Çernobil, hem de Japonya da meydana gelen o dokuz şiddetinde ki o deprem sonrası patlayan o nükleer santrallerden sızan radyasyonla ölenleri ve sonradan yaşanan o acı sonuçlarını tüm dünyanın izlediğidir. Yine ikinci Dünya savaşında U.S.A tarafından Nagazaki ve Hiroşimaya atılan ATOM bombalarından sonra ki binlerce insan ölümlerini ve o çevreye verdiği tahribatın yıllarca süren olumsuz etkilerini o acılarının unutulmadığı ve unutulamayacağıdır..Bugün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerce her ne kadar çok elektrik enerjisine ihtiyaç duyulsa da, bu tür nükleer santrallerin kurulması hiç şüphe yok ki zamanla o çevreye kesin zarar vereceğidir. Bununla birlikte ayrıca dünyamız atmosferine, bulunduğu çevresine ve doğaya ve insanlığa vereceği zararlar için elbette ki o çevrede yaşayanların bu tür santrallerin kurulmasını istemeyecekleri ve karşı gelmelerinden daha doğal ne olabilir ki? Hele birde santralden çıkan uranyum ihtiva eden o atıkların yok edilmesi de o ülkelerce başlı başına bir sorun olmaktadır…Yapımcı firmalarca her ne kadar güvenli denilse de, ne yazıktır ki yine de daha önce ki örnekleriyle yaşanan o felaketlerin yaşandığıdır ve ez cümle hiç kimse benim yoğurdum ekşi demez ki !Şu son yüzyıl sonunda şu cennet dünyamızı her yönü ile öylesine çok kirlettik ki, bir gün gelecek soluduğumuz doğal oksijeni bile yapay olarak, para ile satın alacağımızdır…Dünyamız ise; çoktandır ey insanoğlu ben can çekişiyorum diye ALARM veriyor da bu alarmı işine gelmediği için duyan olmamaktadır… Yine öylesine bir devirde yaşıyoruz ki “ güya gelecek için diye” işin gerçeğinde ise aslında bugünü yaşamaya çalışıyoruz. Ama ne yazık ki insanoğlu olarak artık pek fazla yapabileceğimiz çok şey de yok gibi. Çünkü gerek dünyamız atmosferine, gerekse insanlığa zarar veren gittikçe de artan TERMİK ve Nükleer santrallerin kurulmasına toplumlar olarak her ne kadar karşı gelinse de, artık bir yararı olmuyor, yapılmak istenenler mutlaka yapılıp duruluyor politikalar bunu icap ettiriyor… Ancak geçmiş tarihi biz geri döndüremeyeceğimize göre, gelecekte ise tarihin bizi geri döndüreceğidir!…Sevgi ve saygılar.

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar