Son zamanlarda bütün dünyada ve ülkemizde de toplumlar olarak içinde pek çok sebeplerin yarattığı karamsarlık ve yarınlar endişesi yüzünden aile içi şiddet ve kargaşa olayları artmış, bu endişe verici durum ise yaşamın pek çok yönünü etkileyerek, sokağa ve hatta ne yazıktır ki spor sahalarına kadar uzanmıştır.
Peki ama ne oldu da şu insanoğlu olarak yirmi birinci yüzyıla girdiğimiz ve her tür yaşam kolalıklarını yakaladığımız şu zaman diliminde, mutlu ve huzurlu bir dünyada yaşamak yerine, kontrol edilemeyen öfkelerimiz yüzünden böylesine bir karmaşa içinde yaşayan bir zaman dilimine gir ki?Her kesin hem fikir olduğu bu karmaşayı yaratan en önemli sebepler olarak, tüm dünyayı saran o ekonomik krizlerin henüz halledilememiş olması, son otuz yıllar öncesi başlayan ve her yönü ile bol bol tüketime alışan bir toplum alışkanlığından, şimdilerde kemerleri sıkma politikalarının yarattığı stres ve buna ilaveten de işsizlik ve hayatını istediği gibi yaşayamamanın her gün verdiği karamsarlık ve stres yüzünden, kişilerin yaşamını kontrol edilemeyen öfkeye dönüştürmesi sonucu, bunalıma düşen insan oğlunun hezeyanlarıdır bütün bu olup bitenler diye düşünüyorum.Bu durumlara gelinmesinde en büyük etken ise; bütün dünyada ve ülkemizde pek çok kişi tüketime yönelik olarak Bankaların sağladığı kolay kredilerle alınan borç paralarla kendi gelir üstü alınan bu mal mülk sonu kuruduğu yuvalarda, sonradan vadesi gelen geri ödemelerin ödenmesinde ki zorluklar yüzünden aylarca ve hatta yıllarca bu durumlardan kurtulamamanın yarattığı stres ve bunalımlar sonucu insanları kontrol edilemeyen bunalımlara ve öfkeye dönüştürdüğüdür. Aşırı harcamaların ve bölgesel savaşların sebep olduğu böylesine bir ekonomik kriz ise dünyanın pek çok ülkesinde, en başta Amerika, Avrupa, orta doğu Arap ülkelerinde olduğudur ve ekonomik bakımdan iyi bir yerde olduğu söylenilen ülkemizde bile geçim sıkıntıları yüzünden zaman zaman böylesine kargaşaların yaşandığıdır. Yıllar öncesi başlayan ve gittikçe zamana yayılan bu ekonomik krizin yarattığı sosyal patlamanın düzelebilmesi için ise, ülke iktidarlarınca acilen çok sıkı önlemler almak istemeleri “zaman içinde bol bol tüketmeyi alışan ve olağan üstü özgürlükler isteyen toplumların bu ” kemer sıkmaya pek de niyetleri olmadığı için bu kargaşaların devam edip gittiğidir.Ancak şu fani dünyada ve medeniyetinde en üst seviyelere geldiği bu zaman diliminde, en çok ihtiyacı olan saglıklı bir yaşam dileği için Allaha şükretmesini bilmeyenlerin de mutlu ve huzurlu bir yaşam yaşamaları da düşünülemez doğrusu…Çünkü içinde yaşadığımız şu zaman ne yazık ki insanoğlunca “verirsen iyisin, vermezsen kötüsüne” dönüştürülmüştür. Artık ne desek boş… Sevgi saygılar.
Yorumlar