son dakika

HAYALSİZ YAŞIYORUZ

19 Aralık 2014 | Eda Ebru Naneci

“Gülemiyorsun ya, gülmek/Bir halk gülüyorsa gülmektir/Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi.” Edip Cansever’in o meşhur “Mendilimde kan sesleri” şiiriyle uyandım bu sabah. Aklımda çocuklarımız, gençlerimiz ve kadınlarımız… “Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse/Çocuklar, kadınlar, erkekler”
***
Yüzümün mutsuz çizgilerle bir anda haşır nesir oluşundan mıdır tanışıklığım mutsuz ama genç yüzlerle bilmiyorum. Ne zaman baksam o pırıl pırıl gözlere, yüzlerdeki o mutsuzluğu yadırgarım. Genç yüzlerde pırıl pırıl gözler görmeyi beklerken, pırıl pırıl gözlerde yorgun yüzleri selamlıyorum her sabah. Gençlik cıvıl cıvıl çiçekleri saçlarında taşımak, bahar kokusuna sarılıp uyuyabilmek ve cesaretin ellerinden tutabilmekken bu yüzlerin umudunu kimler çaldı?

***

Eğitim sisteminden, özgürlüklerden, insani değerlerden, dik duruştan, gururdan, dürüstlükten parça parça çalarak beslenen ‘umut çalıcılar’ diyorum ben onlara. Kocaman bir yapbozun parçalarını almaktansa zeminine el koyma becerisi. Birleşmiş parçalara bakan, resmi tamam sanıp kolayca aldanabilir ama asla başka bir yere kıpırdatamaz ve asla hiçbir duvara kaldırıp asamaz. Deneyenin elinde kalır parçalar.

***

Yanıyor biliyorum, içimizdeki o koskocaman orman yanıyor. Gençlerden nefes, doğadan yaşam, çocuklardan can, insanlardan umut çalanların açgözlülüğü şaşırtmıyor bizleri. Fakat kirpiklerine bulaşan umutsuzluk için özür dilemelisin çocuğundan. Boynu bükük duruyorsan, içinden öyle geldiği için değil. Bak ne güzel diyor Cansever, “Her yere yetişilir/Hiçbir şeye geç kalınmaz ama /Çocuğum beni bağışla/Ahmet Abi sen de bağışla”

***
Yaşadığımız çevreye, emeğimize, özgürlüklerimize, bedenimize sahip çıkmak giderek zorlaşıyor bu dönemde. Yaşadığı çevreye, emeğine, özgürlüklerine ve bedenine sahip çıkanlar aynı zamanda işsizlik derdiyle boğuşmak zorunda kalıyor. “Anısı işsizliktir/Acısı bilincidir”

***
En verimli yıllarında emekli olup olmayacağından kuşku duyan bir nesil yetişti bu ülkede. Oturduğu evin durduk yere çökmesi bile mümkünken olası bir depremde göçük altında kalacağını bilen, her gün mezarla eş değerde tutulan maden ocağına giren sayısız insan, savaş korkusunda uyuyan bir toplum, ölüm kokusunda uyanan bir Türkiye’de umudu korumak zor, kuşkusuz çok zor…

***
Yine kulaklarımda o şiirin sihirli dizileri “Bilmezlikten gelme Ahmet Abi/Umudu dürt/Umutsuzluğu yatıştır”

Eda Ebru Naneci

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar