son dakika

HAYALLER VE UMUTLAR İÇİNDE ÇARESİZLİK

19 Nisan 2013 | İsmail Köylü

Her insanın yaşamdan “ kendine göre” hayal ve arzu ettiği pek çok beklentileri vardır elbette. Ancak yaşamın gerçekleri ile yaşanan bir dünyada, kendimize göre olmasını istediğimiz veya tasarladığımız o arzu ve hayallerimizin bazen beklentilerimize göre olmadığı gerçeği ile baş başa kaldığımızdır. Çok uzun gibi görünen o insan ömrü ise aslında öylesine kısa bir zaman dilimidir ki, her insan yaşamdan pek çok beklentileri ve hayal ettikleri ile ve onlara kavuşabilmek için verdiği mücadele sonunda zamanın nasılda çabucak geçtiğini anlayamadan geçip gidiverir günler, haftalar aylar ve yıllar… Şu yaşam dediğimiz ömür çizgisinde yaşayıp giderken, ömrümüzün de ne zaman sonlanacağını bile bilmeden yaşayıp giderken, istediğimiz tek şeyin her zaman için mutlu ve huzurlu bir yaşamdır öncelikle istediğimiz ve dileğimiz hayattan… Bunun içinde yaşamdan tek beklentimiz olarak, “hele böylesine zor bir zaman diliminde” öncelikle kendimize uygun bir iş ve sevip, sevilebileceğimiz bir hayat arkadaşı ile bir yuva kurarak o mutluluk yolunda yaşayabilmek olmalıdır hayallerimiz.. Gerçekler ne kadar acı olsa da, hayatın bizlere sunacağı mutlulukları ve acıları da yaşayıp göreceğimiz bir ömürdür aslında yaşadığımız, önemli olansa yaşamımız boyunca çok fazla karamsar olmayıp, her yönü ile mutlu olmak ve olabilmek için hayatla mücadele etmektir başarımız ve sonucunda sağlığımızdır kazancımız… Sevgi ve saygılar. Sevgili okurlar şu sevgi köşemden zaman zaman okurlarımın bana gönderdikleri yazılarını ve şiirlerini yazarım, işte yine genç bir kız okurum, kendi iç dünyasını anlatan ve dramize eden bir yazısını yazmamı istedi, işte okurumun bu yazısı zamanımız gençlerinin içinde bulundukları yaşamdan bir örnek olsun diye yazdım… -Bazen kaçmanın kurtuluş olduğunu düşünmeden edemiyorum. Ama kaçmak hiç bana göre olmadı ki. Yenilgiyi kabullenmekti çoğu zaman…Bir süreliğine yok olmak istiyorum. Güldüğümü görüp, herkesin mutlu olduğumu sanıp öyle davranmalarından sıkıldım. Sabah uyanmalarım yok artık doğrusu, bu odada, bu yatakta uykuda yok. Çoğu zaman güne neler olup bittiğini anlamadan başlıyorum. Şişmiş mat gözlerle birkaç tebessüme hasret dudaklar. Kendimin bile beni zor anladığı bir zaman içindeyim.Bedenim bir sokak kedisi gibi çaresizliği, kendimi ifade edememenin verdiği suçluluk duygusu ve bununla gelen ardı arkası kesilmeyen yenilgiler…Küçülsem yediden diyorum, küçülsem ve hiç büyümesem. Çıkarsızca sevseler beni, yalnızlığı hiç yaşamasam, insanları hiç tanımasaydım olmaz mıydı sanki? İçimde koskoca bir çark var sanki. Tam göğsümde durduramadığım. Canım yanıyor o döndükçe, sanki çevremdeki her şeyi alıp götürüyor. Neyi istiyorum aslında biliyor musunuz? Öyle bir şey yazmalıyım ki, öyle bir şekilde anlatmalıyım ki yazdıklarımı kağıda döktüğümde bitsinler ve yok olsunlar teker teker…Ama çoğu zamanda olmuyor, her cümlenin sonunda o tarifi olmayan koca bir boşluk, bütün yazdıklarım bir bir siliniyor. Belki de kendimi tarif edemiyorum, ama ben büyüyorum aslında acılarım ve dertlerimde büyüyor benimle, sonra güçlü olduğum geliyor aklıma ve gülümsüyorum hayata… MEGÜ.

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar