Yaşanmış yıllarımızda bizleri etkileyen ve kalplerimizde derin izler bırakan an ve anıların ömür boyu belleklerimizden silinemediği, ta ki yaşlanıp da unutkanlığımız başlayana dek beynimizde kaldığıdır.
Ömür dediğimiz o yaşam süresi çocukluk yıllarından başlayarak bizlere biçilen ömür kadar yaşanıp giderken, ömrümüzün ne zaman, nerede ve nasıl bir sonla biteceğini bilemeden yaşanan o yıllar içinde, elbette ki hepimizin hayatında pek çok yaşanmış olumlu veya olumsuz an ve hatıraların olduğudur. Ancak bunlardan pek çoğunu ki bizleri yine çok fazla etkilemeyenleri zaman içinde unutur gideriz. Oysa bazı olaylar vardır ki bunlar beynimizde derin izler veya yaralar bırakırlar ki onları hiçbir zaman unutamayız, ta ki son nefesimizi verinceye dek…Yine her insanın yaşadığı olayları veya okuduklarını hatırda tutabilmesi o kişinin zeka düzeyine bağlı olduğudur, bu da o kişinin yaradılışında kendisine verilen en büyük ödül olsa gerek diye düşünüyorum.Zaten insanları ve canlıları birbirlerinden ayıran en büyük farklılıklar işte bu özellikleri ve yeteneklerinden olduğudur. Bu dünya aleminde her insan yaşam seline kapılmış giderken, yaşamında pek çok iyi veya kötü olaylar yaşamak zorunda kalabilir. Ancak yaşadığımız bazı anlar vardır ki bizlere hata veya hatalar yapma farkında lığımızı unutturup o hataların yapılması düşünülemez bile…ancak mantığımız sonradan bize o hataları neden yaptığımızı hatırlatarak bizleri pişmanlığa sevk eder. Artık olanlar olmuş o kötü anılar belleklere kazınmıştır bir kez…Birde iyi yönleriyle yaşadığımız anılar vardır ki onlar da asla unutulmayanlar olarak belleklerimizde bizleri ömür boyu mutlu bırakacak anılar olarak hep hatırlanacağıdır…İnsanoğlu olarak hiç kimse “ben kolay kolay” hata yapmam diyemez. Çünkü gerçektende herkes tarafından söylendiği gibi hatasız kul olamaz denip durulur. Birde zaman zaman haberlerden duyduğumuz kadarı ile, insanların geçmişini unutturmak için, beyin yıkama “yani geçmişi hatırlamama işlemi” yapıldığını duyarız. Ayrıca bir kaza anında veya bir olayda başımızı sert bir yere ciddi şekilde vurduğumuzda yani beyin sarsıntısı geçirdiğimizde, geçmişi hatırlamama gibi olayların yaşandığını da sıkça duyarız. O halde geçmişin izlerinin saklandığı yer olan beynimize çok iyi bakmamız ve onu çabucak eskitecek ve yıprandıracak tehlikelerden korumaya çalışmalıyız demektir. Biyolojik olarak beyni en çok yıprandıran olumsuzluklar olarak: en başta sigara, Alkol kullanımı , spor olarak yapılan boks veya kafa ile oynanan oyunlar, okullarda özellikle üniversitelerde aşırı ders çalışılarak zihnin fazla yorulup hastalandırılması sonucu, şizofreni ve son zamanlarda bir hayli artış gösteren beyin hastalığı olan alzaymırı bunlara örnek olarak gösterebiliriz. Bu durumlara düşenlerin ise zaten geçmişin izlerini hiçbir zaman hatırlayamadıklarıdır…Sevgi ve saygılar.
Yorumlar