son dakika

EVLİLİKTE AİLE İLİŞKİLERİMİZİ BOZAN ANA SEBEPLER

07 Mart 2013 | İsmail Köylü

Son zamanlarda gündemden düşmeyen aile içindeki sorunlardan kaynaklanan, eşler arası şiddet ve hatta ne yazıktır ki sonu ölümlerle biten tartışmaların çokça yaşandığı bir zaman yaşamaktayız.
Öyle ki böylesine olayların yaşandığı nerede ise bir gün bile geçmiyor. Peki ama, ne oldu ki bizlere! Her geçen günler içinde ve gittikçe artan bir oranda çoğalan o güzelim aile birliğimizi bozuyor, mutlu yuvalarımızı yıkmaya çalışıyoruz? Aile birliğinin demek ; sevgi ve saygı ve paylaşıma dayanan ve nikahta atılan imzalarla da büyük bir arzu ile isteyerek onaylanan bir anlaşma akiği olduğuna göre, ne olur da sonradan bütün bu güzellikler yok edilmeye çalışılır bir türlü anlaşılır gibi değil doğrusu…Oysa bireyler arası her türlü ilişkiler, Allahın insanoğluna verdiği şu özel konuşma yeteneği sayesinde halledilmesi gerekmez mi? Her şeyden önce yüce Allah, dünya hayatında nesillerin devamı için, biri erkek biri de dişi olmak üzere Adem ile Havvayı yaratmıştır. Ancak erkeği kadınını ve ailesini korusun diye daha güçlü ve sözü geçen biri olarak yaratarak aile birliğinin korunmasını sağlamıştır. Bu durumun nerede ise bütün canlılar aleminde de aynı olduğudur. Ancak erkeğinde” güç bende” deyip, çok sevdiği o eşine karşı şiddet kullanması ve “kaba tabirle dayak atması” ve hatta onu ölesiye dövmesi ve öldürmesi de vahşiliğin ta kendisi değil de nedir ki?…Şimdiye dek izlediğim belgesellerden gördüğüm kadarı ile hiçbir canlının birlikte olduğu eşini öldürdüğünü görmedim doğrusu. Canlılar aleminde bile her ne pahasına olursa olsun öncelikle eşini ve yavrularını ölümüne ve sanki insanlığa ders olsun dercesine koruduklarını ibretle izledim. Ancak bir gerçek olarak da yıllar öncesi evliliklerle şimdiki evlilikler arasında pek çok sorunlar yaşandığıdır. Bu olayların yaşanmasında elbette ki pek çok nedenler ve sebepler olduğudur. O zamanlar kadınlarımız çalışmıyorlar evde kalıp evdeki işleri güçleri erkeğini mutlu etmek için olağan üstü çabalar ve sevgi sözcüklerini gösterebiliyorlardı. Şimdiler ise öyle mi ya! hayat ve yaşam şartları yüzünden artık kadınlarda iş hayatına atılmış, en az erkekler kadar zor görevlerde çalışmak zorunda kaldıkları, bununla birlikte yorgun argın eve dönen kadınlar birde ev işlerini yapma işi de yüklenince, onların çektikleri sıkıntıları ve yorgunluklarını düşünemeyen ve takdir etmeyen bir erkeğin elbette ki her bakımdan mutlu olması da düşünülemez doğrusu.Tüm canlılar aleminde yaratılış olarak erkek bir GÜÇ ve dişi ise AŞK ve üretici sembolü olarak yaratılmış olup, işte bu hassas dengenin de ahenk içinde yürütülmesi ise kurulan o aile fertlerine kaldığıdır. Aile birliğinin ve mutluluğun anahtarı ise birbirimize en kızdığımız zamanlarda bile sevdiğimiz o kişiye karşı sevgi ile sarılabilmek olmalıdır…Şu da bir gerçektir ki, dünyada hiçbir canlıya zorla ne bir iş ne de ondan bir sevgi bekleyemeyeceğimizdir. Atalarımız Ne demiş tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarırmış…Sevgi ve saygılar.

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar