
Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Aliağa Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek mecliste görüşmeleri devam eden ve ‘İç Güvenlik Paketi’ olarak bilinen yasa tasarısına karşı tepkilerini dile getirdi. Aralarında çeşitli demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 120 kişinin katıldığı eylemde kamuoyunda tartışmalara yol açan yasa tasarısı ile ilgili basın açıklaması yapıldı.
“Yasanın provasını polisten önce AKP’li milletvekilleri yapmıştır”
Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Eğitim-Sen Temsilcisi Meltem Turan’ın yaptığı açıklamada; Kamuoyunda İç Güvenlik Yasası olarak bilinen “Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın görüşmelerine emekçilerin, demokrasi güçlerinin ve kamuoyunun yoğun tepkisine rağmen Meclis Genel Kurulunda başlanmıştır. Görüşmelerin daha ilk saatlerinde AKP milletvekillerinin muhalefet milletvekillerine çekiçli, bardaklı, tekme, tokatlı saldırısı yasa ile neyi amaçladıklarını da kanıtlamıştır. Yasanın provasını polisten önce AKP’li milletvekilleri yapmıştır. Bizler öncelikle AKP’nin bu tutumunu protesto ediyor, kınıyoruz” ifadeleri yer aldı.
Kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve bilgisiyle hazırlanan tasarının söylenenin aksine kanun ve polis devleti rejimini ve uygulamalarını yaygınlaştırmaya yönelik olduğunun dile getirildiği açıklamada, “Tasarının temel hak ve özgürlükleri askıya alan içeriğini es geçerek bonzai satışını, molotof kullanımını engellemeye yönelikmiş gibi sunmak kocaman bir yalandan ibarettir. Her üç konuda da yasalar mevcut olup yüzlerce çocuk taş ya da molotof attıkları iddiasıyla cezaevlerine atılmış, onlarca yıllık cezalar verilmiştir” denildi.
“Yasa ile muhaliflerin her davranışı gözaltı için yeterli görülecektir”
Tasarı ile fiilen devam eden OHAL ve sıkıyönetim uygulamalarını olağanlaştırılmak ve süreklileştirilmek istendiğine dikkat çeken Turan, Tasarının yasallaşması durumunda avukatların soruşturma dosyasına ulaşım hakkı, “gizlilik’’ kararları ile ortadan kaldırılacağından, savunma hakkı ihlalleri yaygınlaşacaktır. Polise 24-48 saatlik bağımsız gözaltı yetkisi verilmesi yoluyla yargı devre dışı bırakılacağından ve savcıların polis gözaltılarıyla ilişkisi kesileceğinden kayıt dışı gözaltılar, kaçırma, yok etme, infaz, işkence uygulamalarının önü açılacaktır. Anayasaya da aykırı olan, yargı kararı olmaksızın idari görevliler tarafından verilecek “önleme araması”, “durdurma ve kimlik sorma” kararı ile her tür keyfiliğin önü açılacak, muhaliflerin her davranışı gözaltı için yeterli görülecektir” şeklinde konuştu.
“Yasa tasarısı derhal geri çekilmelidir”
Grubun ‘İç güvenlik yasası ölüm yasası’, ‘Kıdem tazminatımız gasp edilemez’, ‘Hükümet yasanı al başına çal’ sloganları ve alkışlar eşliğinde devam eden eylemde yasa tasarısı ile tüm temel anayasal hak ve özgürlükler mücadelesinin tırpanla biçilmesinin amaçlandığı belirtilerek basın açıklamasına şu sözlerle devam edildi:
“Yasa ile anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı “kamu güvenliğini tehdit” adı altında ortadan kaldırılacak, AKP uygulama ve politikalarına muhalefet niteliğindeki toplantı ve gösterilere katılanların tümü tutuklanabilecektir. Valiler, kaymakamlar sıkıyönetim ve OHAL dönemlerinde olduğu gibi yetkilendirilecek, güçler ayrılığı ilkesi ortadan kalkacak, kendilerini yargıç ve savcılar yerine koyup kararlar alabileceklerdir. Suçun unsurlarını belirleme yetkisi illerde valilere verildiğinden sendikaların demokratik kitle örgütlerinin muhalefet partilerinin sermayeye ve hükümete karşı düzenledikleri hak arama eylemleri ve protestolar suç kapsamına girebilecektir. Fiilen kullandırılmayan grev hakkı keyfi bir şekilde tamamen yasaklanabilecek, TİS görüşmeleri baskı altına alınacaktır. Ortada hiçbir suç ya da şüphe olmasa da herkesin telefonu dinlenebilecek, haberleşme özgürlüğü engellenecek, özel hayatın dokunulmazı tarih olacaktır. Öte yandan sosyal medyaya getirilen sınırlamalar arttırıldığından haber alma ve iletişim ağı özgürlüğü daraltılacaktır. Gözaltı süreleri uzayacak, belli kararların denetimi kamuoyunda hükümetin yönlendirmesi altında olduğuna yönelik yaygın bir kanının olduğu Ağır Ceza Hâkimi tarafından yapılacaktır. Halen neredeyse her gün AKP polisinin gaz fişekleriyle, copuyla, silahıyla bir insanımızı yitirdiğimiz bugünleri de geride bırakacak yasa tasarısı birçok yönüyle Anayasaya ve AİHM kararlarına da aykırıdır.”
“Tasarı geri çekilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz”
“AKP’nin 14 yıllık baskıcı politikaları artık toplumu bir sosyal patlama noktasına getirmiştir. Aynı politikalarda ısrar edilirse hiçbir kanunun bu patlamayı durduramayacağı tarihsel gerçekliklerle sabittir. Dolaysıyla AKP’nin emek ve demokrasi mücadelesine karşı hukuk tanımaz politikasının ve otoriter karakterinin yansıması olan yasa tasarısı derhal geri çekilmelidir. Halklarımızın işçi ve emekçilerin ihtiyacı yeni bir SS yasası değil, barış ve demokrasiye yönelik düzenlemelerdir. Bizler emek ve demokrasi güçleri olarak tasarı geri çekilinceye ve anti demokratik uygulamalara son verilinceye, kıdem tazminatımızın sermayedarların isteği doğrultusunda kaldırılması ısrarından vazgeçilinceye kadar ülkenin dört bir yanında alanlara çıkarak mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadeleriyle son buldu.
Eylem sonunda konuşan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay ise Pazartesi günü İzmir’de düzenlenecek olan ‘Kıdem Tazminatı Fonu Yasa Tasarısı’nı protesto etmek amaçlı, saat 16.30’daki eyleme gitmek üzere, Petrol-İş Aliağa Şubesi önünden saat 15.00’da araç kaldırılacağının bilgisini verdi. Açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.
Haber: Emel OTURAK
Yorumlar