son dakika

DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ DOLAYISI İLE

08 Mart 2013 | İsmail Köylü

Son yıllarda kocaları tarafından kadınlara yönelik şiddet, dayak, taciz ve öldürme olaylarının bir hayli arttığını üzülerek izliyor ve yaşıyoruz.
Aile yaşantımızın bu duruma gelmesinde ki en büyük ana sebepler arasında olanlarını, tecrübelerime dayanarak siz sevgili okurlarım için yazmak istedim. İstedim ki ben de bu dünyaya güzellikler katan kadınlarımız için onların bu gününde, neden bu hallere geldiğimizi yaşanan ve tecrübelerim ışığında dile getirmek istedim.  Hepimiz biliyoruz ki şu yılların gerçekten de çok zor şartlar altında yaşanan bir zaman dilimi olduğudur. Böylesine zor şartlar altında çalışan erkekler ve emekçi kadınlar olarak çok yorulduğumuz ve buna rağmen ekonomi yetersizlik yüzünden de her günümüzün stres içinde geçtiğidir. Böylesine yaşanan günler içinde eve stres içinde ve yorgun gelen bireyler en ufak olumsuzlara bile tahammül edemeyip , ister istemez de tartışma ortamı yaratmakta ve aile birliğinin yara almasını başlattığıdır, eğer bu işin içine zamanla birde sevgi deformasyonu ! giriyorsa işte artık o aile birliğindeki yıkım başlamış demektir…Sevgi sevgiyi, tartışmalar ise şiddeti doğurduğundan bu durumu kurtarmada hem erkeğe, hem de kadına çok büyük sorumluluklar ve görevler düştüğüdür. Bu tartışmaların her gün devam etmesi ise devamlı olarak ŞİDDETİ körüklediğinden, ekseriya güç dengelerinden dolayı daha fazla erke tarafından kadına yönelik şiddet olanlarının yaşandığıdır. Evdeki tartışmaların yaratılmamasında en büyük sorumluluk erkeğe düşmektedir, çünkü “bir erkeğin kabalığı kadınlar tarafından asla kabul edilemez” ancak evlilik hayatında kadınların da erkeğinin huyunu suyunu bilmesi gerektiğidir. Çünkü erkeğini devamlı tahrik edip o konuda da dayak yiyinceye kadar ısrarda devam ettirmesi sonucu o aile birliğinden nasıl bir hayır gelebilir ki?Erkeklerin en büyük yanılgıları ise kadınları genellikle bir sex objesi olarak görmeleridir, oysa sevgilerin her yönü ile paylaşıldığında ancak güzel olduğudur ve zoraki yaşanmak istenen vahşi arzular için kadınlara gösterilen şiddet ise insanlığa hiç yakışmadığıdır.Bunu önlemek için yasa çıkarılmış, evde eşlerine şiddet uygulayan kocalara da hapis cezası veya evden uzaklaştırmak da doğru bir çözüm değildir doğrusu. Çünkü böyle durumlara düşenlerin aile birliğinden artık bir hayır beklemek hayalden öte bir şeyde değildir doğrusu…Bu duruma düşen ailelere yardım için bence Aileden sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından ülke çapında AİLE SORUNLARI ÇÖZÜMLEME “sevgi elçileri” birimleri kurulması, böylelikle onların içine düştüğü o bunalımlı günlerinde aile içi sorunlarına içtenlikle yaklaşılması o ailelerin kurtarılmasında çok işe yarayacağıdır diye düşünüyorum.Böyle duruma düşen hemcinslerime bu anlamlı günde şu sevgi köşemden derim ki ! Yaratanımızca kadınlar dövülmek için değil sevilmek için yaratılmışlardır. Al gönlünü ki sana versin o canını….VEUnutmayalım ki biz erkeleri doğuran annelerimizde bir kadındı…Sevgi ve saygılar.

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar