Köşe yazımı yazmadan önce hangi konuyu yazayım derken, aklıma doğum günüm ve çocukluğumdan başlayarak yaşadığım yetmiş altı yılın anıları ve başarılarla dolu geçen onurlu bir yaşamın izleri geliverdi.
Sizlere yaşamı sevdirmek, gerçek sevginin ve mutluluğun nasıl elde edilebilineceğini, yıllardır ve elimden geldiğince şiirlerimle de süsleyerek şu sevgi dolu köşemden yazarak ve yaklaşık on beş yıldır bıkmadan usanmadan siz sevgili okurlarıma hayatı sevdirmeye çalıştım. Sular gibi akıp giden yıllar ardından her yıl bir yaş daha yaşlanmaktan öte nedir ki zaman ve ömür dediğimiz şey ? Ancak yaşanan yıllar ardından ne kadar değil, ne kadar mutlu ve sevgi içinde yaşadığımız ve çevremizdekilere yaşattığımızdır arda kalan mirasımız….Yaşamım müddetince hep idolüm olarak, tek başına mutluluğun hiçbir anlam ifade etmediğini, bir insan için başkalarını da mutlu etmenin insanoğlunu daha da mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürmesini sağladığını yaşadım ve gördüm ve sadece paranın, malın mülkün mutluluk için yetmediğini, içinde sevgi, saygı ve paylaşıma dayanan bir yaşam ile çevresine ve insanlığa yararlı işler yapanların ancak ölümlerine dek huzurlu bir yaşam yaşadıklarını gördüm…Ez cümle olarak içinde vicdan ve merhamet olan insanların gerek toplum içinde, gerekse Yüce Allah katında daha çok sevilip sayıldıklarını gördüm.Son olarak da Yaradan’ımıza karşı olan sevgimizin ve Sevgiyle beslenen içimizden gelen dualarımız sayesinde huzur ve mutluluğu yakalayabileceğimizi gördüm ve Yaradan’ımıza her zaman şükrettim..Sevgi ve saygılar.
BELKİ
Bilmiyorum kaç kez söyledimSeni canımdan çok her şeyden sakınıp,Delilercesine canımdan çok sevdiğimiBir gün olsun bana inanmadın ki.
Sevda günahlarını yükleyip yüreğimeArkana bile bakmadan giderken,Bu ayrılığımıza sebep nedir diyeBir gün olsun hiç sormadın ki?
O gün ayrılırken birbirimizdenHasreti ekip şu yaralı yüreğime, Yaşlı gözlerle bırakıp giderken beniBir veda bile etmeden gidiverdin neden?
Vurup gidiverdin o hançerini öldüresiyeSevenler sevdiğine hiç böyle eder miydi,Ateş düştüğü yeri yakarmış deseler deİnsan sevdiğini yakıp da gider miydi.?
Yaralı bir kuşa döndürüp bıraktın beniSöyle nasıl affedebilirim ki ben seni,Artık dönmek istesen de bir gün geriBen affetsem de bu Kalbim affeder mi ki?
Yorumlar