son dakika

BU GÜNÜN DÜNYASINDA YAŞAMA AYAK UYDURMAK

24 Nisan 2013 | İsmail Köylü

Yıllar bir bir geçip giderken bu günlere geldiğimizde insanoğlu ve doğada ki tüm canlılar alemi olarak, yaşama ayak uydurmanın ve hangi yaşta olursak olalım sağlıklı yaşabilmenin zorlukları ile karşı karşıya kaldığımız bir dünyada yaşamaktayız artık… Öylesine bir zaman dilimindeyiz ki, tüm yaşam kolaylıklarını yakalamış ve her tür yaşam standartlarının üstünde baş döndürücü bir gelişmişlik içinde olduğumuz halde, insanoğlu olarak yalnız ülkemizde değil tüm dünyada bile hala da gerçek huzur ve mutluluğu bir türlü bulabilmiş değiliz doğrusu… Her şeyin ekonomiye endekslendiği bir dünya düzenindeki yaşam koşulları nedeni ile daha fazla ve kolay kazanç etme uğruna yaşayabilmek için tükettiğimiz her tür üretim maddelerinin sahteciliği veya sağlığa zararlı olarak üretilmesi yolunun seçildiği bir zaman yaşarken, ayni zamanda sağlıklı yaşayabilmenin de çarelerini arayıp durmaktayız… Yıllardır tüketmekte olduğumuz gıdalardan tutunda, içtiklerimiz, (su dahil) keyif verici içkiler, sigara ve her tür beslenme zincirini teşkil eden yaşamsal besinlerimizin içeriğindeki katkı maddelerinin verdiği zararlarını yıllar sonrası nihayet görmeye başladık, öyle ki bu olumsuzlukların yarattığı rahatsızlıkların başında, çok yönlü hastalıklar olarak toplumun her kesiminde (zengin, fakir ve yaş farkı ayırmaksızın) sebebiyet verdiğidir. Asıl tehlike ise, genelde GDO ve hormonlu olarak yetiştirilip piyasaya arz edilen bu tarımsal ürün, sebze meyveler dahil, pek çok üretim maddeleriyle beslenme şeklimizle ile ileriye yönelik sağlıksız bir nesil yaratmakta olduğumuzdur. Hatta bu gün bile Devletin sağlık giderleri için, toplum sağlığına milli gelirden ayırdığı bütçenin bir hayli büyük rakamlara ulaştığını görmekteyiz. Bu durum düzelir mi dersek? biraz çok zor olmasına karşın, öncelikle aileler olarak fazla tüketimimin kontrol altına alınması, israftan kaçınılması, üreticilerinde çok kazanma uğruna hormonlu ve GDO lu ürünler yerine organik doğal gıdalar ve yiyecekler üretmeye yönelmeleri, sahte ve hileli gıdalar üretmemeleridir. Bunun için tüm üreticilerin vicdani sorumlukları ile baş başa kalmaları ve bu duruma çareler arayarak kontrollü bir üretim ve ülke çapında top yekün bir savaş gerekmektedir… Ancak öylesine bir zamanda yaşıyoruz ki, güvenip de aldığımız her tür ürünü şüpheler içinde alıp tüketiyoruz, zaten başka da yapacak bir şeyimiz yok ki! Yaşayabilmek için sonucunu düşünmeyerek Allaha emanet yemek zorunda olduğumuzdur… Sevgi ve saygılar.

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar