Öylesine bir zamanda yaşıyoruz ki zengin olsun fakir olsun hepimizin tek düşüncesi sağlıklı yaşayabilmek için uğraş vermek.
Yıllar geçip giderken içinde bulunduğumuz çağın insanoğluna sunduğu tüm yaşam kolaylıkları olanaklarına rağmen, beslenilmede ki yetmezlik karşısında üretilen tüm gıdalarımızın GDO lu ve bozulmadan uzun müddet kalabilmesi için içlerine konulan pek çoğumuzun bilmediği katkı maddelerinin ve çalışan bir nüfusun ayak üstü hazır gıdalarla dengesiz beslenilmenin zamanla yarattığı hastalıklarla boğuşup durduğumuzdur.Öyle ki bu şekilde beslenen bir insanın hangi yaşta olursa olsun zamanla eninde sonunda hastalanacağıdır.Oysa yıllar öncesinde yaşayanlarda, hele genç yaşta olanlarda böylesine çok yönlü özellikle kanser hastalıklarına pek rastlanılmaktaydı.Eskilerde belli bölgelerde olan hastanelerde bile hasta olan insanlara pek rastlanmazdı. Şimdilerde öylemi ya! Tüm hastanelerimiz tıklım tıklım hastalar ve sağlığına çare arayan insanlarla dolup taştığıdır.İşin asıl korkunç yanı ise bu tür yiyecekler yüzünden gittikçe şişmanlayan, kanser, kalp- damar, kemik, sinir ve kas hastalıklarına yakalanan hastaların çoğalmakta olduğudur.Bu durum karşısında ileriye yönelik organik üretime geçilse de yine de “hap yap para kazan” alışkanlığımızdan da asla vaz geçilemeyeceğidir.Aslında bu durum WHO dünya sağlık örgütünce açıklanan verilerine göre birbiriyle alışveriş yapan tüm dünya ülkeleri içinde geçerli olduğudur. Artık zaman bu zaman olup pek de yapabileceğimiz bir şey de yok gibidir. Çünkü Yaşabilmek için bir şeyler yemek zorunda olduğumuza ve bunun içinde piyasadan satın aldığımız gıdalarla yaşamımızı sürdürebileceğimize göre, böylesine bir sahteciliğin kol gezdiği yaşam şeklinde, “zengin fakir ayırt etmeksizin” sağlıklı kalabilmek için yaşamın hepimiz başa gelen çekilir bir yaşam şekli olacağıdır ve artık sağlıklı bir yaşam için de Allaha dua etmekten öte bir şansımızın da olmadığıdır…Sevgi ve saygılar.
Yorumlar