son dakika

AİLE DENEN EN KÜÇÜK KURUM

19 Mart 2013 | İsmail Köylü

Birbirini severek veya görücü usulü tabiri ile tanışmalar sonucu evlenmeye birlikte karar verilip ve bunun da  resmi nikahla onaylanması ile kurulan aile birliği mutluluğu simgeleyen en küçük bir kurum olduğudur.
İşin gerçeğinde severek ve isteyerek yapılan tüm evliliklerde asıl gayemizin hayatı sevdiğimizle birlikte paylaşılması arzu edilen bir yaşama istemi olduğudur. Ancak son zamanlarda gündemden hiç düşmeyen aile içi şiddetin artması ise maalesef kaygı verici boyutlara ulaştığıdır. Peki ama ne oluyor da bazı aileler bu durumlara düşüyor, elbette ki hiçbir aile durup dururken yuvasının bozulmasını istemez ve elbette ki bu anlaşmazlıkların içinde mutlaka pek çok önemli sebebin içinde saklandığı aile içi sorunları olduğudur. İşte bu karmaşık çözülemeyen sebepler yüzünden olsa gerek ki eşler arası sürekli tartışmaların şiddete dönüşmesiyle aralarında ki sevgi ve aşkın da ölmesiyle yaşamın o geçimsizlikler yüzünden çekilmez bir hal aldığı ve ayrılıkların ve hatta öldürme vakalarının bile yaşandığı bir zaman dilimi yaşandığıdır. Hepimiz biliriz ki Adem ile Hava ile başlayan evlilik hayatı bir insanoğlunun her şeyini paylaştığı bir huzur yuvası olduğudur. Doğada ki tüm canlılar aleminde bile sistem ayni durumdadır, birbirlerini severek bir yuva kurmak ve yavrularla birlikte hayatı paylaşarak yaşamayı amaçlamaktır. Ancak sevgi ve Aşk ve mutluluğun bittiği yerde de birlikte olmanın hiçbir anlamı da olmadığıdır. Son zamanlarda ise sebepleri ne olursa olsun ülkemiz genelinde pek çok ailenin böylesine geçimsizlikler ve şiddet yüzünden dağılması elbette ki tüm yurttaşları da üzmekte ve gençlerimizde geleceğe yönelik endişeler yarattığıdır. Peki ama, ne oldu ki bizlere! Her geçen günler içinde ve gittikçe artan bir oranda çoğalan o güzelim aile birliğimizi bozuyor, mutlu yuvalarımızı yıkmaya çalışıyoruz? Oysa bireyler arası her türlü ilişkiler, Allahın insanoğluna verdiği şu özel konuşma yeteneği sayesinde halledilmesi gerekmez mi? Öyle ki yüce Allah, dünya hayatında nesillerin devamı için, tüm canlıları biri erkek biri de dişi olmak üzere yaratmıştır. Ancak erkeği de hayatı birlikte paylaştığı eşini yani ailesini korusun diye daha güçlü ve sözü geçen biri olarak yaratarak aile birliğinin korunmasını amaçlanmıştır. Bu durumun nerede ise bütün canlılar aleminde de aynı olduğudur. Ancak erkeğinde” güç bende” deyip, çok sevdiği o eşine karşı şiddet kullanması, dayak atması ve hatta onu ölesiye dövmesi veya öldürmesi de vahşiliğin ta kendisi değil de nedir ki?…Tüm canlılar aleminde birlikteliğin ve mutluğun tek anahtarı Sevgi içinde yaşamaktan geçmektedir, Sevgi Saygı ve Paylaşmanın olmadığı yerde mutluluğu aramak ise beyhudedir. Aile hayatında Huzur ve Mutluluğu yaratmak ise ancak konuşma veya beden dili vasıtası ile olduğudur…Bunu yaratmaksa her iki tarafa, yani birbirlerini severek evlenen eşlere düşmektedir.         Sevgi ve saygılar.

facebook Twitter Frienfeed Twitter Google

Yorumlar